Etiket arşivi: yelkenli

ÜZÜCÜ BİR AY OLDU ŞUBAT…

6 şubatta kahramanmaraş merkezli ve 10 ili etkileyen çok yıkıcı bir deprem oldu canım oğlum. binlerce insan göçük altında kaldı. çok ağladık, çok üzüldük… bir çok derdimiz dediğimiz konuları tekrar düşünüp sorguladığımız bir dönemdi… tüm ülke depremzedeler için seferber oldu. bursa’da da depremzede aileler için merinosta yardım merkezi kuruldu.  okullarınız da mecburen 1 hafta daha tatil oldu. bizimle işe geldin sen de günlerce. bu günlerden birinde seni de merinosa haber çekimine götürdük. çocuklar için oluşturulan alanda oyalandın sen, ben haber fotograflarını çekerken. merinostan aslında depremzede çocuklar için dağıtılan oyuncaklardan size de vermişlerdi. yavrum düşünemediğin için almışsın. bu oyuncakların neden orada olduğunu sana anlatınca bıraktın uçağı. ibrahim abiye verdik onu, deprem bölgesine habere gittiğinde işte bu arkadaşına vermiş orada. ah ah benim yakışıklı oğlum… telefonla emire ablanın yaptığı şeye bak. büyüyünce böyle mi olacaksın? canımın içi…  sömestir tatiline eklenen deprem tatilinden sonra da 1 hafta da kar tatili eklendi. şeyma ablan ve melih abinle birlikte kar haberine gittin 🙂 tabi eğlenmeden olur mu? melih abin sağolsun seni kara gömmüş : ))) baya eğlendin, kara doydun…  başka bir mesai günü ibrahim abinin kızı elif de geldi…  benim yakışıklı oğlum, havalara bak… senin o yüzünü gözünü yerim : ))

senin yerinde olmak isterdim diyebileceğim bir şey yaşadın o gün kursta… videodan da göreceğin gibi tam önünden yunuslar geçmiş : ))) ne şanslısın yavrum ya.. senin ilk aklına gelen köpekbalığı olmuş : ))

bin şükür ettiğimiz bir ay oldu bu ay… iyi ki birlikteyiz iyi ki hayattayız dedik. yaşamımız bir pamuk ipliğine bağlı. ne çok şeyi dert ediyoruz aslına bakarsan. ve inan hiç biri üzülmeye değmez. yaşam bize verilmiş bir armağan ve yaşamalıyız en güzel şekilde… seni çok ama çok seviyoruz canım oğlumuz.

YELKENLİ İLE İLK YARIŞ…

canımın içi egem, bu yıl mudanya mütarekesinin 100. yılıydı. etkinliklerde burgaz yelken kulübü olarak siz de geçiş töreni yaptınız. (ortada sarı şortlu olan sensin) törenden sonra kulübe dönerken dalga olmuş teknenin içi su dolmuş. arada kaymış teknenin içine düşmüşsün ve her yerin sırılsıklam olmuş. tabi yine başladın şikayetlere. gitmek istemiyorum diye. daha çok babana gece konuşmalarınızda söylüyorsun. sabah da bana söyledin ve biraz konuştuk. sık sık motivasyona ihtiyacın oluyor diğer çocuklar gibi. bir bilsen bu sporun sana ileride neler kazandırabileceğini. ama işte bu yaşlarda ne yazık ki  anlayamıyor insan. kendimden biliyorum : )) şimdi ısrarcı olduğumuz için belkide bize kızıyorsun. ama biz seni desteklemezsek motive etmesek hiç bir şey yapmayacak ve belkide evden hiç çıkmayacaksın. çocukların hepsi aynı durumda malesef. tüm anneler ve babalarla konuşuyoruz. hepiniz aynısınız. böylesine verimli yıllarınızı neden evde pinekleyerek geçiresiniz ki. şimdiki aklımla ben ne kadar çok üzülüyorum yüzmeye devam etmediğime. yavrusu ile gururlanan bir anne ve bir baba : )) sana kış için su geçirmez kıyafetler de aldık. soğuk havalarda daha korunaklı olacaksın. benim yakışıklı oğluma da çok yakıştı.  evet bir kuaför anımız daha gerçekleşti : )) son travmamızdan sonra şerife teyzenin kuaför dükkanında saçlarına bir çeki düzen verdik ve bir daha kestirmeme kararı aldık. uzasın da uzasın…eveeet baban yeni bi oyuncak aldı hem kendine hem bize : )) bu da hatıra kalsın burada.  ilk yarışın gölcükte oldu. bir hafta sonu iki gün de yarış vardı. c.tesi baban geldi seninle ve o gün hiç rüzgar çıkmadığı için denize çıkamamışsınız. onca hazırlık boşuna gidiyor işte rüzgar olmayınca. akşam döndünüz.   orada üzülen veya denize açılmak istemeyen ya da ne bileyim canı sıkılan bir ege mi var 🙂 pazar günü de ben geldim seninle. yine uzunca bir süre rüzgar çıkmasını bekledik. kapalı bir hava vardı ve sonrasında ne olacağından habersizdik.  öğleden sonra hakemler rüzgarın geldiğini söyleyince tüm sporcular tekleri alıp denize açıldınız. bir tur yarış yapıldı. sonrasında 2.tura başladığınızdan dakikalar sonra ani bir kargaşa çıktı. tüm tekneler hızla karaya doğru yönlendi. meğerse fırtına geliyormuş. hem de çok şiddetli. biz sizi izlerken yakalandık o fırtına ve yağmura. o kadar ıslandık ki Bursa’ya eve vardığımızda pantolonum çoraplarım dahil her yerimiz ıslaktı. siz sporcular kıyafetleriniz korunaklı olduğu için hiç sorun yaşamadınız.  güzel bir ilk yarış hatırası olarak kaldı anılarımızda.  günler sonra kendi klübünüzün içinde kendi aranızda yarıştınız. ilk yarışınızdan madalya alamamak biraz bozmuştu moralinizi. 3. oldun yarışta. o madalya senin için o kadar önemliydi ki okula bile onunla gittin. sonra evimize her gelene gösterdin madalyanı 🙂 canım oğlum benim.  e tabi biz de gururlanıyoruz seninle haklı olarak. o kadar zor bir iş yapıyorsun ki… o rüzgarlarda o dalgalarla başa çıkmak hayli zor. aferin sana oğlum.  benim yakışıklı oğlum. elimde olsa her anını fotograflarım : )) lisansın için vesikalık çektirdik… sınıfca arkeoparka gittiniz geziye. fotograflardan da anlaşılacağı gibi umduğunu bulamamış hayal kırıklığına uğramışsın. artık ne bekliyordunsa 🙂 canım benim. nasıl da suratın asık… 

seni o kadar çok seviyoruz ki… bir tanemizsin.