HAZİRAN – TEMMUZ AYLARI…

egem,

kreş hayatının son karnesini de aldın. artık eylül ayında yeni okulunda anaokuluna başlayacaksın. özge öğretmenin sağolsun, üzerinde çok emeği var. 2,5 yaşından beri senin yanında. bizden çok o gördü seni. bizden belkide daha çok vakit geçirdiniz beraber. arkadaşlarının da senin de yolunuz açık olsun kuzum.

yavru kuşum, yıl sonu geldi ve yine gösteri zamanı. kaç aydır buna çalışıyorsunuz ve sen bu sene çok hevesliydin gösteri için. günlerce evde bize seyrettirdin. görmeyen kalmadı dansını. son gün de çok heyecanlıydın. babanla ben de çok şaşırıyorduk. çünkü genelde sahneye çıkınca ya ağlıyor ya da hiç çıkmıyordun son dakika. bu sefer alıştı diye düşündük.

veeee o heyecanlı günlerin sonunda salonda kucağıma geldin ve gitmek istemedin öğtretmeninle. o heyecan o sevinç neredeydi. bir anda yok oldu.

öğretmeninin yoğun ısrarı ile sahne arkasına gitmeyi kabul ettin. sonra bir baktık ki sahnedesin. ve beklenen sonuç, ağlıyorsun. koroya eşlik etmedin. seni öyle görünce bir daha gösterilere katılmasan daha iyi olacak diye düşündüm.

derken bir baktım sıra size geldiğinde çok güzel yapıyorsun dansını. ağladım ağladım ve gurur duydum. canımın içisin benim. aysima da yaninda 😉

senin o havanı yerim. yakanı bağrını açmışsın ya benim de gözüm gönlüm açıldı :))

MAYIS HAZİRAN VE YAZ GELDİİİİİ

egem,

4gözle haziran ayını bekledin bahar boyunca. her günü sayıyor telefonumuzdan hava durumuna bakıyordun. ne zaman ki 1 haziran oldu pantolonu bırakıp kısa kollu tshirt ve şort giymeye başladın. hava bozuk da olsa senin için yaz ayı gelmişti ve kedinlikle şort ve tshirt giyilecekti. ya ben seni yemiiim de ne yapayım.

işin ucunda şeker olunca bayramı da 4 gözle bekledin. ve bu bayram da 9 gün tatil olunca esas sana bayram oldu. tatilin ilk günü akşamı annanende kaldın. günler öncesinden planını yapıyordun ve tatil olur olmaz uygulamaya geçtin. asla unutmuyor ve planlarını gerçekleştiriyorsun. eeee anasının oğlu :))))

neredeyse her ayın bir kaç günü sana şakacıktan doğumgünü düzenledik. bu da onlardan biri :)))

bayram tatilinde karacabeyde berenlerin yazlığında kaldık 2 gün. yine senin bayramındı. beraber çok eğlendiniz.

yavrum eymeni çok ezdiniz ve üzdünüz ama. beren kardeşine karşı hep doldurdu seni. sen de ona uydun. seninle oynamicaz vs.. seninle konuştuğumda ise ama anne o da yalan söylüyor bize dedin. ya sizin derdinizi yerim ben.

suyu o kadar seviyorsun ki, tüm gün sudan çıkmadın. ellerin ayacıkların artık buruş buruş olmuştu.

veeee beren hanım ile ege bey elele objektiflerimize yakalandılar…

baban sözünü tuttu ve tatilde seni havuza götürdü. 2 saat bile kalmadan baktım kapıdaydınız. havuzdan hoşlanmamışsın. bir kaydıraktan kayarken suya düşünce su yutmuşsun ve tabiki tüm keyfin kaçmış. çıkıp geldiniz.

benim yakışıklım… hastayım… aşkımdan ölüyorum :)))

aysima okuldaki en sevdiğin kız arkadaşın. bir de bade var seni kızdırıyor.

günün nasıl geçti egecim diyorum okuldan sonra hiç güzel geçmedi diyorsun. neymiş efendim bade sana mik mik yapıyormuş. hoşlanmıyor muşsun :))) yapma dediğin halde yapıyormuş.

bak egecim dedim biz kızlar bazen beğendiğimiz hoşlandığımız erkeklere mik mik yapabiliriz dedim 😀 sen de hoşlanıyorsan mik mik yap dedim. ama ben hoşlanmıyorum dedin :)))) ya allahım nasıl bir şeysin sen oğluşum yaaaaaa…

baban yeni bir şişme yatak aldı. ve hemen deneyelim dedik. okuldan seni aldıktan sonra kumyakaya gittik. o gece çok güzeldi. deniz kenarında keyif yaptık. sen uyuduktan sonra da gecenin bir vaktine kadar dalga sesleri eşliğinde kitap okuduk. yeni yatağımıza 3müz çok rahat sığdık. sanki arabada yatmak çadırda yatmaktan daha keyifliydi. sevdim bu işi. sen zaten çok memnundun halinden. oyun gibi geliyordu sana.

15 haziran annanenin doğumgünü. beraber güzel bir gün geçirdik.

yeni okuluna randevumuz vardı. öğleden sonra izin aldım. kreşinden erken çıkacağın için çok heyecanlıydın. yavrum benim genelde akşamları sonlarda çıkanlardan olduğundan öğlen okuldan çıkmak güzeldi senin için. beraber evde güzel de vakit geçirdik. sonrasında sınıf arkadaşın aysima ameliyat olmuştu onu ziyarete gittik.

beraber çok eğlendiniz. aysima sana beşiktaş tshirtünü verince sen de üzerinden çıkardığın tshirtünü ona vermek istedin 🙂 canımın içisin. aysima en sevdiğin arkadaşın şu sıralar. onunla ilgili  geçen gece aramızda geçen bir konuşmayı da buraya ekleyeyim. hatıra kalsın;

sen: anne, bu dünyanın en güzel kokusu ne biliyor musun?

ben: ne annecim?

(anne kokusu diyeceksin ve sana sarılıp öpeceğim diye düşünürken)

sen: aysimanın kokusu

(şimdi kayınvalideleri anlıyorum diye aklımdan geçirdim. eh tabi biraz hayal kırıklığı olmadı değil :))))))

ben: hadi egecim uyuyalım artık 😀

sen: ama anne çok güzel kokuyor…

şaka bi yana bu duyguları hissetmeye başlaman çok güzel. daha dün kundakta kucağımda uyuyordun :))) canımın içi…

 

NİSAN MAYIS AYLARI BAKALIM NASIL GEÇTİ

egem,

son zamanlarda fotografın önemini anladın herhalde ki hoşuna giden bir şey yaptığında fotografımı çekin hatıra kalsın diyorsun. canımın içisin. babanla yaptınız bu köpek balığını. çok sevdin. ve hatıra bir fotograf istedin 🙂

yine keşiflerdeyiz doğada…

benim işyerimdeki arkadaşlarım bize geldiler. baranın eşine süpriz doğumgünü partisi yaptık ama sanırım siz denizle daha çok eğlendiniz.

faruk abini izlemek istiyormuşsun. seni yok yere temaşa oyunlarına götürdük. başta çok eğlendin ama uyku saatin geçtiği an ağlamaya başadın ve babanla dışarı çıktınız. bir kez daha anladık ki gece tiyatrosu için henüz çok erken.

babanın asker künyesini takıyorsun böyle bir yerlere giderken 🙂 canım ya çok tatlısın bitanem.

annane ile traktör keyfi :))

bir hafta sonu öğleden sonrası yorgunluğu… o gün bir uyudun ki balkonda oooooh misss. ama akşamında gece 12 de bizimle birlikte yattın. uyuyamadın bir türlü yatağında en son gece 11 de babanın yanına gittik beraber tv seyrettik. sen de ilk defa tv seyrettin bizimle o saatte.

benim ömrümün sonuna kadar alabileceğim en büyük hediyem sensin kuzum. iyi ki doğmuşsun ki beni anne yapmışsın. hastanım senin 🙂

23 nisan da karacabey longoz ormanına gitmiştik. ilk defa bok böceklerini gördün ve bi süre inceledin. kanatları olup uçtuklarını öğrenmek hiç hoşuna gitmedi :)18

senin nazını yerim…

MART- NİSAN AYLARI

Canımın içi egem,

bir sabah uyandığında bugün bir değişiklik olsun dedin. bizim işyerimize gelecekmişsin değişiklik olacakmış. eh kırmadık seni öyle olsun madem dedik 🙂 sabah babanla gittin, sonrasında da bana geldin. değişiklik oldu ama çok çabuk sıkıldın. annaneni çağırdım da geldi aldı seni.

doğumgünümde bana seramik baykuş alıp kendin boyadın. boyarken de bir fotografımı çek anne hatıra kalsın dedin ya minnoşum 🙂

evde kutlama yaptıktansonra baban beni şebnem ferah konserine götürdü 🙂 yuppiiiii… ilerde bir gün belki seninle de gideriz şebnem ferah dinlemeye.

tiyatrocu faruk abi ile çok güzel anlaştınız. sana bir kaç sihirbazlık numaraları ve yeni oyunlar öğretti.

böylece bir ayı daha seninle güzel geçirdik yavrucum. seni seviyoruz.

ŞUBAT – MART GELDİ BAHAR AYLARI :)

Egem,

babanla bisikletle gezmeyi çok seviyorsun. bisikletimizi çaldırdığımızdan beri bu zevkinize ara vermiştiniz. şimdi kaldığınız yerden ve daha konforlu olarak devam ediyorsunuz. artık kim tutar sizi… 🙂

çalıştığım yerdeki tiyatroya gelmek istiyorsun hep. hafta içi bu biraz zor olduğundan hafta sonu seni tiyatroya götürdüm. sen oyunu izlerken ben de seni seyrettim bebeğim. ne kadar enteresan bir çocuksun sen bi bilsen. bütün çocukların güldüğü şeye hiç gülmüyordun. arada bazı abartı komik olan şeylere gülüyordun. ve oyunun sonuna kadar dikkatlice ve sessizce oturdun yerinde. seni takdir ettim yavru kuşum. ilk fırsatta seni bizim tiyatroya da getireceğim, söz.

canımın içisin sen biliyor musun. kadınlar günü için bana verilen çiçeği eve getirdim. bu bana mı dedin. evet annecim sana deyince öyle mutlu oldun ki 😀 çok teşekkür ederim anneciiimmm dedin. ve çiçeğinle bir fotograf istedin 😀

senin bu çakılı sevme şekline bayılıyorum. kucaklıyorsun pisiciği koltuğa getirip üzerine yatıyorsun. sonra da öpüyorsun ve bekliyorsun ki seni ısırsın 😀

seni çok seviyorum egem…

OCAK – ŞUBAT 2019

egem,

seninle yine güzel bir hafta sonuydu… denizi özlüyorum, özledim de çok kış aylarında. bu hafta sonu altıntaş sahiline gittik.

sömestir tatiline girmeden yaptığın sunumu izlemeye gelemedim ben yavrucum. o sırada çalışıyordum uludağ da. ama biliyorum ki zaten sen orada gösterdiğin performanstan daha fazlasını biliyorsun.

uzun zamandır bir resim tutkusu başladı içinde. yalnız bu tutku sanki ikimizde de aynı anda başladı 🙂 senin resimlerin de karakter bulduğu sıralarda başladım bende resim yapmaya…

geçenlerde bana resim yaptın ve al anne bunu işe götür arkadaşlarına göster dedin. bende odama duvarıma astım senin yaptıklarını. çok tatlısın yavrucum. bi bilsen seni ne kadar sevdiğimi…

okulda 100 gün tshirtünü beraber yaptık bu yıl. uzay temalı olsun istiyordun. yıldızlar astronot felan… güzel bir iş çıkardık oğluşum ortaya.

sana çilekli pasta alacağımı söylemiştim. ama çilekli pasta bulamayınca pastayı ve çileği aldık. kendine çilekli muzlu pasta yaptın. sonra da artık kaç yaşında olduğunu unuttuğumuz doğum günü kutladık. nerde bir pasta görsen üzerine mum koyuyorsun ve bugün benim doooomgünüm diyorsun 😀

    

izmir tire’ye hep beraber gittik bu ay.

ada ve derin ablagiller geldiler sömestir tatilinde. ne güzel anlaşıyorsun onlarla. kardeşin yok ama kardeş gibi dostların var ne güzel. hayat boyu böyle olur inşallah yavrucum.

ahh egem ah nasıl seviyoruz seni bi bilsen.

ARALIK – OCAK AYLARI….

canımın içi egem,

saçlarını ne kadar da kestirmek istemesen de yine zamanı gelmişti kesim işinin. bu sefer babanla gittiniz berbere. belli oluyordur, lakin fazla kısa olmuş bu sefer. ama yine de çok yakışıklısın canımın içi.

bu hafıza oyunlarında çok iyisin. sanırım görsel hafızan da baya gelişmiş benim gibi.o kadar merak ediyorum ki gelecekte ne işle uğraşacağını…

yüzmeye devam. palete de geçtik. onunla artık daha hızlı yüzebileceksin.

seni çok ama çok seviyorum benim bitanem…