CORONA GÜNLERİ DEVAM

 anne oğul ortak yapımı :)) öğretmeninin verdiği ödevi yapmak için verdim cetveli eline. hadi şimdi cetvelle ev çizeceğiz dedim. yavrum aldın cetveli ama nasıl kullanacağını bilmiyormuşsun. normal zamanda okulda bu hafta öğrenecekmişsiniz cetvel kullanımını. bilemedim. benim canım oğlum, öğrenmen gereken ne çok şey var şu hayatta… olgun tavırların karşısında bazen senin 6 yaşında olduğunu unutuyorum ve bir şeyi yapamadığın zaman kaygılanıyorum. nasıl olur da bilmez diye :)))) 

canımın içi, seni çok seviyorum.

CORONA SALGINI VE EV HALLERİ

canım egem,

dünya büyük bir salgının pençesinde can çekişiyor. sanki bir korku filminin içinde gibiyiz. dışarı çıkamıyoruz, işe gidemiyoruz, sen okula gidemiyorsun. hayat durdu. bu corona virüsü nedeni ile dünya da binlerce insan öldü. ve hala ölmeye devam ediyor. sanırım doğa bizden öcünü alıyor.

dışarı çıkarken böyle eldiven ve maske kullanıyoruz. ellerimizi bol bol yıkıyoruz. mümkün olduğunca dışarı hiç çıkmıyoruz. markete gittiğim zamansa kendimi çok kötü hissediyorum. herkes maskeli herkes eldivenli ve herkes tedirgin. 

13 marttan beri 1 aydır senin de okulun kapalı ve evdesin. biz de bazen işe gidip çalışıyor bazen evden çalışıyoruz. çoğunlukla senin yanındayız. aslına bakarsan uzun zamandır hiç bu kadar fazla birlikte olmamıştık. tüm günümüz oyunla etkinliklerle geçiyor. senin o hesap yapan parmaklarını yerim. bazen öğretmen ve arkadaşlarınızla böyle telefonda görüntülü konuşuyorsunuz. hasret gideriyorsunuz. okulu çok özlediğini söylüyorsun. arkadaşlarını özledin çok.

 seninle sık sık hamur işleri yapıyoruz. evde oldukça yiyip içiyoruz. ne olacak halimiz belli değil. dışarı çıkıp yürüyüş de yapamıyoruz ki… 

BİR ANI

canım oğlum, seninle en güzel konuşmalarımızı gece yatarken yapıyoruz. her gece kitabını okuduktan sonra sen uyuyana kadar yanında uzanıyoruz. sen büyüyünce en çok bunu özleyeceğim herhalde. senin o küçük bedenine sarılmak, uyuyana kadar seni o kadar sakin bir şekilde hissetmek çok güzel.

yine güzel konuşmalarımızdan birini anlatmak istiyorum sana. o gün bir konuda seni istemeden üzmüştüm. küsmedik, kızgınlığım hemen geçti ama içimde kaldı. uyumadan önce bugün yaşadığımız gerginlik için senden özür dilemek istedim;

-egecim bugün için senden özür dilemek istiyorum. aslında öyle demek istememiştim.

-önemli değil anne, ben bugünün kötüsünü saymıyorum. dedin.

(ne eksik ne fazla, başka kelimeler kullanmadık. bu kadar)

keşke hiç büyümesek, insanlık olarak hep senin gibi kalsak. bu nasıl güzel bir hayat görüşüdür böyle. günün kötüsünü saymamak, güzel olanı anımsamak. kötülüklerden kurtulmak.

yüreği güzel oğlum, seni çok seviyorum. seninle büyüyorum ben de…

OKUMAYA BAŞLADIN

canımın içi egem, bu akşam duyduklarıma şaştım kaldım. her gece yatarken sana kitap okuyoruz. bu gece de bendeydi sıra. elimden aldın kitabı burayı ben okumak istiyorum dedin. ve 1 satırı çok güzel okudun. hemde küçük harflerdi ve uzun cümlelerdi.

evet bayağıdır iki kelimelik yazıları okuyordun. bir gün ben arabayı kullanıyordum sen arkada koltuğunda otururken kırmızı ışıkta durmuştuk. sen birden bire hecelemeye başladın; İŞ-KEM-BE ÇOR-BA-SI : )))) tabelayı okumuştun. inanılası değildi. sonrasında hep böyle kısa cümleleri okudun ama bu akşam ilk defa aldın kitabı okumaya başladın.

seninle gurur duyuyorum egem. evet erken öğrendin belki bu ilerde canını sıkabilir sınıfta ama bizim için bir övünç kaynağı.

zaten daha 3 yaşındayken ingilizce 10 a kadar sayman ve gerisi için de 11= ten one 12= ten two diye devam etmenden pratik zekanı anlamıştık. sen bitanesin oğlum.

bu konuyu öğretmeninle konuştum. ne yapmamız gerektiğini bilemiyoruz. çok üzerinde durmayın dedi. hatta desteklemeyin, yokmuş gibi davranın dedi. sonrasında seneye önde olmayasın diye. ama hoşuma giden şey şu oldu oğlum; okumayı bile bildiğin halde sınıfta öğretmenini dinleyip bildiğin şeyin üzerine yeni şeyler eklemek için dikkatle dinliyormuşsun. aferin benim akıllı oğluma. seni çok seviyorum oğlum.

YENİ YIL HEYECANI, GÜLE GÜLE 2019

 egem, seninle geçen güzel bir yılı daha geride bırakıyoruz. bir yaş daha büyüyeceksin diye çok heyecanlısın. 2020ye girince hemen yılbaşı gecesi artık 6 yaşında olacağım diye dolanıyorsun evde : ))  okulda güzel etkinlikler yapmışsınız, anlatıyordun… öyle herşeyi isteyen bir çocuk olmadın hiç.benim canım oğlumsun, hep çok anlayışlı oldun. e sen böyle olunca bir şey istediğinde kesin çok beğenmişsindir diye düşünüyoruz. e almasak olmaz tabi. bu da senin yeni yıl hediyen oldu. neredeyse senden büyük : )) adını koca teddy koydun. evde bir minik teddyin bir teddyin vardı zaten.

bu sene yılbaşı gecesi yemeğini ailelerimizle yedik. senden mutlusu yoktu : )) onları çok seviyor olman ne kadar güzel…

nice beraber güzel yıllarımız olsun egem. hoşgeldin 2020 : ))

YIL SONU GÖSTERİSİ

canım egem, yine bir gösteriiii ve yine gözyaşlarımmm : ))) annelik böyle bişey galiba. yaptığın her şey beni gururlandırıyor ve ağlatıyor. köy kahvesinde ahmet bey’i canlandırdın. oğluşum en arkalardan bile sesini çok rahat olarak duyabildik. bunu neden söylüyorum, diğer arkadaşlarının sesini hiç duyamadık da ondan. olayın bilincinde çok da rahat bir şekilde oynadın tiyatronu. sana bayılıyorum yavru kuşum :))   seni ve yaptığın her şeyi çok seviyorum canımın içi bebeğim.

DUYGULARIMIZ BİR

sen daha minicikken bu fotografımızı çeken, fotograf geçmişimde benim temellerimde emeği olan sevgili hocam murat aydınlılar dün vefat etti oğlum.

dün gece çok üzgündüm. sana belli etmedim. sen uyuduktan sonra saldım kendimi, ağladım ağladım ağladım… uyuyana kadar ağladım…

bu sabah senin sesinle uyandım. beni çağırıyor ve ağlıyordun. senin kaybolmandan korkuyorum dedin bana. şarkı söyle bana dedin.

inanamadım oğlum… demek hala kopmamış duygularımız. benim duygumu almaya devam ediyorsun diye çok şaşırdım. yıllar önce sen daha bebekken bir gece sen yine uyurken televizyonda haberlerde zifte bulanmış bir köpek yavrusu görmüştüm. nasıl etkilemişti beni. içten derinden ağlamıştım. ben ağlarken o güzel uykundan sen de ağlayarak uyandın. yine çok şaşırmıştım.

yani yavrucum bebekliğinden beri benim duygularım senin duygularınmış gibi oluyor. alıyor ve hissediyorsun. dün bir kez daha anladım ki kopmamışız. sanki göbek bağımız hala bağlıymış gibi. anne oğul olmak bu belkide, öğreniyorum, öğreniyoruz…

not: bebekliğinden beri sen ağladığında seni sezen aksunun sen ağlama şarkısı ile sakinleştiriyorum. bu sabah da onun için bana şarkı söyle dedin….

seni, dünyadaki tüm annelerin sevgisini topla buna hayvanlar da dahil olsun, çarp milyonlarla işte ondan bile fazla seviyorum oğlum.