TEMMUZ AĞUSTOSUN GÜZEL GÜNLERİ

işte geldi bütün yıl beklediğin tatil zamanı… bütün yıl ağustos ayını bekledin. anne oğustos gelmedi miiii diye sordun. hatta annanen temmuzda bodruma gidince annaneme oğustos gelmiş bize gelmedi demiştin 😀

bir hafta beren ve eymenlerle kamplı tatil yaptık. çadır tatilini de çok seviyorsun. berenle de iyi anlaştığınız için onlarla tatil güzel geçti.

uzun zaman sonra ilk defa dilim karpuzu ısırarak yedik sahilde 🙂

çeşmeden sonra sığacık ve güzeldereyi gezdik.

veee datçaaaa….

eski datçada can yücelin evinin önünde de bir fotografın olsun di mi…

her yemekten sonra ilk işimiz iskelenin altındaki balıkları beslemekti. sen daha konuşamazken bitelere mami derdin. yani balıklara mama 😀

çocukları oyalama zamanı. bizim de kahve keyfi zamanımız 🙂

ada bu sene sana menin egem dedi hep. eve döndükten sonra da menim egem diye devam etmiş 🙂 canım adam…

derin ablanın amcasının eşi nadya’nın yaptığı resim bu yazdan bize kalan en güzel hediye oldu. seninle sahilde kumla oynarken meğerse o da bizi çiziyormuş.

çok ama çok güzeldi bu yıl da datça. çok eğlendik çok dinlendik ve çok çakıl taşı topladım ben 🙂

beraber nice tatillerimiz olsun egem. seni çok seviyorum bebeğim.

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN GÜZEL ÇOCUK

canımın içi egem, 4 yaş oldun artık. bu sene doğum günü pastanı kendin tasarladın. günler öncesinden ben bonibonlu pasta istiyorum dedin. sen öyle isteyince iş başa düştü tabi 🙂

dantel gibi işledim bonibonları, pastanı çok beğendin. sen beğenince ben daha da mutlu oluyorum tabi benim tatlı oğlum.

yine pastanı getirirken duygulandın. senin o dugusallığını öperim ben çocuk. o kadar tatlısın ki egem. seni çok seviyorum. iyi ki varsın bir tanem… iyi ki seninleyiz. iyi ki bizim oğlumuzsun sen. çok şanslıyız bebeğim benim.

seni çok seviyoruz oğlum.

HAZİRAN TEMMUZ NASIL GEÇTİ BAKALIM

canım oğlum, bu ay neler yaşamışız seninle bir bakalım. annanenin yıl sonu sergisindeydik beraber.

yan komşumuz topraklarla beraber mini bir tatil yaptık. çeşme alaçatı seninle daha güzeldi…

 

bir öğrenim yılı daha geride kaldı egem. yine yıl sonu gösterisi ve yine senin huzursuzlukların… orada olmayı hiç sevmedin. yüksek sesi bırak alkış sesi bile seni rahatsız ediyorken yıl sonu gösterisinde ne işin vardı diye düşünmeden edemedim seni izlerken.

 

arkadaşların şarkı söylerken ne kadar da ilgilisin bu duruma 😀

sanırım sıkıntıdan patlıyorsun :))

en son konfeti patlatacaklarını anlayınca daha fazla tutamadın kendini. konfetiden nefret ediyorsun. o sesten…

acaba senin gösterilere katılmanı engellesek mi diyorum bazen. çünkü okulun bahçesinde yapılan gösterilerden bile hoşlanmıyorsun. diğer yandan da belkide sosyalleşebilmen için gerekli olan budur diyorum. aslında bu konuyu bir uzmana sormak lazım.

MAYIS – HAZİRAN AYLARI- YAZA GİRDİK SONUNDA

yaşaaaa mustafa kemal paşa yaşaaaa, adın yazılacak mücevher taşaaaaa 🙂 diyesim geldi bu fotografı buraya koyunca. 19 mayıs günü hepimiz böyle giyindik. sosyal medyaya da koyduk bu fotografı ve ‘o bizim geleceğimiz’ diye yazdık. canım oğlum benim…

babanın kuzeninin yemin törenine gittik polatlıya. insanların içinde duramadık. bu ara sen sesten gürültüden çok etkileniyorsun. alkış seslerinden rahatsız oldun biz de kenarda çimenlik alanlarda bekleştik.

bir de üzerine selamlama topları atılmasın mı… çok zordu senin için…

oradan da ankaraya esin teyzenlere geçtik. yine gezdik tozduk yedik içtik bir sürü… 

derin ve ada ile çok iyi anlaşıyorsunuz artık. zaman geçtikçe hepiniz büyüdükçe daha da iyi anlaşın inşallah…

anadolu medeniyetleri müzesi çok güzeldi…

vee şeker bayramı… benim yakışıklı oğlum, kıyafetlerin de pek yakıştı 🙂

bayramın ilk günü yani 15 haziran annanenin de doğum günüydü aynı zamanda. hep birlikte kutladık…

biricikle birbirinizi hiç unutmayın egem…

scooterını kullanmaya başadın oğlum… bisikleti bunu kaykayı felan pek sevmiyorsun. hadi alıp dışarda sürelim dediğimizde istemiyorsun. belki zamanla alışırsın, bilemiyorum… sanırım bizimle evde vakit geçirmeyi daha çok seviyorsun.

bu yıl da bitti oğluşum. tabi sen yaz okuluna devam edeceksin de o ayrı. her gün kaç gün okula gidecem, tatile kaç gün kaldı diye soruyorsun. haklısın be oğlum. ben de anneme hasret büyümüştüm. sen de bize hasretsin farkındayım.

seni çok seviyorum bebeğim…

bu aydan not aldığım bir kaç anı;

*7 haziran 2018   ayagimdan ameliyat olmustum. Sen sabah okula giderken ben iyi gunler egecim dedim. Sen de bana iyi ayaklar annecim dedin. Ben gulunce bi durdun iyi agrimalar dedin gittin:)

*09.06.2018 Bugun icin planimiz vardi. Suuctu selalesine gidecektik. Sen heyecanla bekliyordun. Sabah bi kalktim ki ne goreyim. Baya ugrasarak yol aldigim ataturk puzzlemi bozmussun. Hem de bilerek. Cok uzuldum ama sen hic uzulmuse benzemiyordun. Pisman bile degildin. Oylesine siradan biseymis gibi ve simariklikmis gibi davraninca bagirmadim ama uzuldugumu ve kizdigimi soyledim. Ne kadar ugrastigimi anlattim. Ve cezalisin bugun selale yok sana dedim. Biz gezmeye gidecegiz sen gelmeyeceksin dedim. Annaneyi istedin. Ona biraktik.
Bu senin ilk cezandi.

* 17.06.2018  seker bayraminin son gunu babaannenlerde imran ablanla konusurken ilerde meslek olarak 4 meslek saymissin. Pilot, astronot, baba ve bilim adami olmak istiyormussun. Bilim adami olunca ne yapacaksin demis imran ablan. Sen de olen insanlari canlandirmak istedigini soylemissin. Nedenini sorunca cunku sevdigim insanlari cok seviyorum demissin. Cizgi filmde mi izledin veya yapilmis bir sey mi bu deyince hayir yapilmamis ama ben yapacagim demissin.

NİSAN MAYIS GÜZEL BAHAR AYLARI

canımın içi yavrum, bu ayki anılarına başlıyoruz 🙂 seninle birlikte sinop gezisi yaptık. birlikte gittiğimiz bir otobüs dolusu insan sana hayran kaldı yine. onca yolu gıkın çıkmadan şımarmadan mızıklanmadan gittin geldin.

otobüsümüz her mola verdiğinde arkadaşlarımız sana bir şeyler alıp durdu. çikolatanın şekerin dibine vurdun diim.

büyük bir insan gibi bize ayak uydurup bizi yalnız bırakmadığın için teşekkür ederim sana oğlum 🙂

senin anne diyen dillerine kurban olurum. okuldaki anneler günü etkinliğinde yine gösteriye çıkmadın geçen seneki gibi. koşarak kucağıma geldin ağladın ağladın ağladın… :,(

olsun benim canım oğlum, hiç bir şeyi yapmak zorunda değilsin. ben seni her halinle seviyorum. ve bir ömür seveceğim…

23 nisan gösterisinde de ağladın.yüksek sesin seni etkilediğini söylüyorsun. ben bu gösterilere çıkmanı istemiyorum aslında. bu kadar strese girmene hiç gerek yok. ama baban sosyalleşmen için faydalı olabileceğini düşünüyor. senin için en iyisi hangisi bazen çelişkide kalıyoruz biz de…

babanın kuzeni gürkan abin askere gideceği için bir aile pikniği organize edildi.

29 nisan çakılın doğum günüydü. ona senin en sevdiğin pastadan yaptık. çilekli pasta 😀 süslemesinde sana yardım ettim;)

ve bu ayki okul günlerin….

BU AY NELER OLDU…

Egem, canım oğlum,

3.kez saçlarını kestirdik bu ay. tabi yine bir miktarını sakladım 🙂 ama bu sefer çok fazla ağladın berber koltuğunda. sana sarıldım. sende bana sarıldın ancak o şekilde kestirebildik saçlarını. çok seviyorsun saçlarını. dans ederken onların hareket etmesi, salıncakta sallanırken rüzgarda uçuşması çok hoşuna gidiyor. seni anlıyorum. ama bir yandan da saçlarına toka takmak istediğin için biz de kestirmeyi uygun gördük. yoksa seni üzmek istemezdik canım oğlum.

nasılda yakıştı kısa saç sana. birden bire büyüdü yüzün. her şey yakışıyor benim canım oğluma.

veeee nunapark sezonu açılııııırrr…. 🙂

babaannende kaldığın zaman saat kaç olursa olsun çiğ börek isteyebiliyorsun. yesen bari… amacın hamurla oynamak. 🙂  ben küçükken, bende annemden istermişim gece 12 bile olsa kalkar yaparmış annem.

baban yine halısaha maçlarına başladı. enson ben sana hamile iken oynamıştı sen doğunca bırakmıştı. seni izlemeye götürdüm geçen akşam. onlar oynarken tutturdun bende girip oynayacam diye 🙂 seni zor zapteddim. izledin baktın baktın sonra bana dedin ki; bende top oynama pijamasından istiyorum 😀 cansın sen can…

sana yeni bir pantolon diktim. bu da burada kalsın 🙂

güzel bir pazar günü deniz kenarına denize taş atmaya gittik. güzel bir gündü.

baba-oğul günü yaptınız. ben nerde miyim? tabiki evde temizlikte 😀

40 oldum. gerçi yaş ile ilgili hiç bir şey hissetmiyorum… ama senin bu akşamki sevincine bayıldım. iyi ki doğduuun annneeeee deyişine bittim be oğlum. seni çok ama çooooooook seviyorum.

ŞUBAT MART 2018 NELER OLDU BAKALIM…

egem, dedenin doomgünü ile başladık. doğum günü partilerini çok seviyorsun. mum üflemeyi… alkış almayı… dedenin mutluluğuna bakar mısın. ne güzel…

masal şehir mardine gittik hep beraber. ilk uçak deneyimini yaşamış oldun böylece.

otelimiz çok güzeldi. odamız mezopotamya manzaralıydı… arada zorluk çıkardığın da olmadı değil:) otelden çıkmicam, gelmicem, gitmicem :)))

sonra arabanda uyuyakaldın. yaklaşık 3 saat uyudun. bende seni bu güzel kahvede bekledim.

midyatta yine mızmızlıklar devam etti…  🙂

sonuçta seninle gezmek her şeye rağmen güzel egem…

senin parmak arası terliklerini yerim…

yavru kuşum hastaydın, doktor ablanda sıra bekliyorduk…

babaannenle yine çiğbörek peşindesiniz…

baban sonunda çok istediği drone’u aldı. evde dışarda uçurup duruyorsunuz…

seni çok seviyorum kuzum…

NELER OLDU NELER…

egem,

bir ara sana yüz boyası alacağıma dair söz vermiştim. gördüğün gibi aldık da 😀 bizle başlayıp yan komşularımıza kadar uzanıyor sanatsal çalışmaların 😀

okulda 100.gün konulu bir tshirt tasarlamamızı istedi öğretmenin. tam 100 parçadan oluşmalıymış. ben de sana bu tshirtü hazırladım. çakılı da senin seçtiğin evimizin önüne yerleştirdik 😀

topraklarla birlikte biraz eğlendik.

başka bir gün de baban toprakla seni alıp gezmeye götürdü. sen tutturdun trenle gidelim diye. arabayı bıraktınız trenle gezmeye gittiniz 😀

ve yine bir hafta sonu ankaraya gittik… atamızı ziyaret etmeden olmazdı…

bu gidişimizde ada ile daha güzel anlaştınız… ada büyüdükçe sanırım daha iyi anlaşacaksınız. yavrum evde bir de kaza yaşadınız. gülerken olduğunu söyledin sen, bir ara ada ağlamaya başladı salonda. ertesi gün gözü morarmıştı. gülerken çarpışmışsınız. eve gelince ben de senin başındaki yumurta kadar şişliği farkettim. yavrular yaaa…

ve okul günleri…

canım oğlum benim. bir ay da böyle güzelliklerle geçti seninle…

seni çok ama çokkk seviyoruz.

BİR SÜRÜ YENİ HABER VAR BU AYDAN :)

egem,

bu ilk, bir şey ifade eden resimin. çok hoşuma gitti bitanem. gelişmene şahit olmak çok heyecanlı.

veee evet 2. kez saçlarını kestirdik. çok zor oldu ama. saçlarını çok seviyorsun. böyle yana doğru savurmayı, ellerinle yana çekmeyi seviyorsun. canım oğlum benim. ama çok uzamıştı, çok terliyorsun ve artık yediğin yemekler bulaşıyordu saçlarına. şimdi ne kadar da yakıştı bu saçlar sana 🙂

bu hırkayı ben ördüm sana. sanırım kollarını kısa yapmışım. hemen uzattım merak etme. 😉

bu sene yılbaşını yeni evimizde yeni komşularımızla yani topraklarla geçirdik. eğlendiğimiz güzel bir geceydi…

beraber kurabiye yapmayı seviyoruz. bu sefer hamurun üzerine el izini de çıkardık. tabiiii onu ben yediiimmmm 🙂

çakılla çok iyi geçindiğin doğrudur 😀 birbirinizle o kadar güzel oynuyorsunuz ki, sizi izlemeye doyamıyorum. çakıl da seni kendi gibi görüyor. evde birbirinizi kovalıyorsunuz. bir sen onu bir o seni kovalıyor. bayılıyorum size.

çok cooolsun be egem 😀

bir ara ağır nezle oldun. kulağım ağrıyor deyince yine serpil hanıma götürdük seni. meğer kulağın yine iltihap olmuş. en büyük derdin kulak iltihabı. nezle olduğunda hep kulağına atıyor.

bu arada doktor ablan senin gelişimini de ölçtü. boyun 96,9 cm olmuş. 15,6 kg olmuşsun. yavrum benim…

biricikle seni meşhur ettik. gazeteye çıktınız 😀

karne gününde bize sunum yaptın 🙂 senin sunumunu yerim yaaa egem. o yaptığın sunum senin kapasitenin çok çok altındaydı. sen daha da fazlalarını biliyorsun oğluşum. bazen o kadar çok şaşırtıyorsun ki bizi. bildiklerinle şaşırıp kalıyoruz.

ve okul günleriiiii…

benim artist oğlum…

bir gün seni okuldan almış eve gidiyorduk. anneee ben bugün okulda yanlışlıkla çikolata yedim dedin 😀 yanlışlıkla ama 😀 öldüm gülmekten ya. arkadaşının doğum günüymüş. çikolata vermiş sana sen de yanlışlıkla yemişsin 😀 😀

seni çok seviyorum çocuk!

YENİ YILA MEKTUP

egem, özge öğretmenin bizden mektup istemiş. yeni yılda senden beklentilerimizi yazacakmışız. ben de yazdım bugün.

18.12.2017

Egem,

Beraber bir yılımız daha geride kaldı. 3,5 yıldır seninle birlikte hayatımız o kadar anlamlı ve güzel geçiyor ki… Seninle o kadar çok eğleniyoruz ki ve beni o kadar çok güldürüyorsun ki nasıl anlatacağımı bilemiyorum.

Geçtiğimiz günlerde seni fotoğraf çekim gezisine götürdük. Koca bir otobüs dolusu insanın gönlünde taht kurdun. Geziye katılanlardan biri bir ara yanımıza geldi ve bizi tebrik etti. Senin gibi bir çocuk yetiştirdiğimiz için. Daha 3,5 yaşındasın ve bize daha şimdiden böyle bir yorum almanın gururunu yaşattın. O an aklımdan şunlar geçmişti. Biz bir şey yapmadık ki. Sen zaten özünde iyi bir çocuksun.

Evet sen iyi bir çocuksun bebeğim. İyi kalpli, hayvan sever hatta her şeyi sever bir insansın. Çok da komik bir çocuksun. Mesela ben espri anlayışına bayılıyorum. Seninle bu konuda çok iyi anlaşıyoruz. Sana bayılıyorum egem.

Geçtiğimiz yıl senin gelişimini izlemek çok güzeldi. Neredeyse her hafta farklı bir şeyler öğrendiğini gördükçe seninle gurur duyduk oğlum.

Yeni bir yıl geliyor. Seninle geçirilecek yepyeni güzel ve eğlenceli günler… Bu yeni yıl da inan senden hiçbir beklentimiz yok. Sen zaten bizim hayatımızda olmakla, yaşamımızdaki tüm boşluklarımızı dolduruyorsun. Babanla benim tek bir dileğimiz olabilir o da bu önümüzdeki yeni yılda ve sonrasında, hayatın boyunca hep mutlu bir insan olman.

Seni çok seven annen ve baban…

Nilay Yasin İlcebay